Hizmetler

Vasi Tayini Avukatı

Aile Hukuku

mersin vasi tayini avukati

Mersin’de vasi tayini avukatı olarak; yaşlılık, alzheimer, demans, zihinsel engel veya ağır hastalık nedeniyle işlerini kendi başına göremeyen yakınları için vasi atanmasını isteyen ailelerin vesayet davalarını takip ediyorum. Vasi atanmadan, kişinin banka hesabındaki parası çekilemez, emekli maaşı yönetilemez, evi satılamaz veya kiraya verilemez ve adına dava açılamaz. Doğru belgelerle ve doğru talep ile açılan dava süreci önemli ölçüde kısaltır.

Bu sayfada vasi tayinine hangi durumlarda gidildiğini, davanın Mersin’de hangi mahkemede açıldığını, gerekli belgeleri, sağlık kurulu raporu aşamasını, kimlerin vasi olabileceğini ve vasi atandıktan sonra hangi işlerin mahkeme izni gerektirdiğini bulabilirsiniz.

Hangi Durumlarda Vasi Tayini İstenir?

Ergin bir kişiye vasi atanabilmesi için önce kişinin kısıtlanması gerekir. Türk Medeni Kanunu (TMK) kısıtlama sebeplerini dört grupta sayar:

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK m. 405): Alzheimer, ileri demans, zihinsel engellilik, şizofreni gibi sebeplerle işlerini göremeyen, sürekli bakıma ihtiyaç duyan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan kişiler. Uygulamada en sık karşılaşılan durumdur.
  • Savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim (TMK m. 406): Kendisini veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesi yaratan kişiler.
  • Hapis cezası (TMK m. 407): 2024’te yapılan değişiklikle, cezaevindeki hükümlü kendi isteği üzerine kısıtlanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezası alan hükümlü ise isteği olmasa da kişiliğinin veya malvarlığının korunması için gerekirse kısıtlanabilir.
  • Kişinin kendi isteği (TMK m. 408): Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık nedeniyle işlerini yönetemediğini ispat eden kişi kendi kısıtlanmasını isteyebilir.

Velayet altında olmayan, örneğin anne ve babasını kaybetmiş çocuklara da vasi atanır (TMK m. 404). Kısıtlanmaya kadar ağır bir önlem gerekmiyorsa mahkeme, yalnızca belirli işler için kayyım veya yasal danışman atayabilir (TMK m. 426–429).

Vasi Tayini Davası Mersin’de Hangi Mahkemede Açılır?

Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir; vesayet makamının kararlarını denetleyen denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir (TMK m. 397). Vesayet işleri çekişmesiz yargı işidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu, HMK m. 382/2-b-19) ve basit yargılama usulüne göre yürütülür.

Yetkili mahkeme, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 411). Kişi Akdeniz, Mezitli, Toroslar veya Yenişehir’de oturuyorsa dava Mersin Adliyesi’ndeki sulh hukuk mahkemesinde; Tarsus, Erdemli, Silifke gibi kendi adliyesi bulunan ilçelerde ise o ilçenin mahkemesinde açılır. Bakımevine, huzurevine veya hastaneye yerleştirilmiş olmak yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz (TMK m. 22). Bu nedenle Mersin’de yaşayıp başka bir ildeki kuruma yerleştirilen kişi için yetkili mahkemenin belirlenmesi dikkat ister.

Vesayete ilişkin işler adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-b).

Vasi Tayini İçin Gerekli Belgeler

  • Kısıtlanması istenen kişinin kimlik bilgileri ve yerleşim yerini gösteren belge,
  • Varsa mevcut sağlık raporları, hastane çıkış belgeleri, engelli sağlık kurulu raporu ve kullanılan ilaçlara ilişkin kayıtlar,
  • Vasi adayının kimlik bilgileri ve kısıtlanacak kişiyle yakınlığını gösteren nüfus kaydı,
  • Diğer yakınların vasi adayına ilişkin görüşü varsa muvafakat dilekçeleri,
  • Kişinin taşınmazları, banka hesapları, emekli maaşı gibi malvarlığına ilişkin bilgiler,
  • Avukat aracılığıyla açılıyorsa vekâletname.

Muvafakat zorunlu değildir; ancak kardeşler arasında vasi adayı konusunda anlaşmazlık varsa bunun baştan bilinmesi süreci kolaylaştırır. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalarda vekâletnamede bu yetkinin açıkça yazılması gerektiğinden (HMK m. 74), vekâletnamede vasi tayini ve kısıtlama talebine ilişkin yetkinin ayrıca belirtilmesi sonradan sorun çıkmasını önler.

Sağlık Kurulu Raporu: Davanın En Önemli Aşaması

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine kararlaştırılabilir (TMK m. 409). Tek bir doktorun raporu veya özel bir kurumdan alınan rapor yeterli değildir; mahkeme, kişiyi yetkili bir hastanenin sağlık kuruluna sevk eder ve rapor dava açıldıktan sonraki duruma göre düzenlenir. Eski tarihli raporlar tek başına karar için yeterli sayılmaz.

Yatağa bağlı veya hastaneye götürülmesi mümkün olmayan kişiler için mahkemeden, muayenenin bulunduğu yerde yapılması veya uygun bir sevk yöntemi belirlenmesi istenebilir. 2024 değişikliğiyle, raporun alınabilmesi için gerekirse kan ve benzeri örnekler alınabileceği ve kişinin hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebileceği düzenlenmiştir (TMK m. 409, 436).

Hâkim karar vermeden önce rapora göre kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. Savurganlık, bağımlılık, kötü yönetim veya kişinin kendi isteği sebebiyle kısıtlamada ise kişi dinlenmeden karar verilemez.

Kimler Vasi Olabilir?

Mahkeme, kural olarak kısıtlanacak kişinin eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak atar; yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler dikkate alınır (TMK m. 414). Kısıtlanacak kişinin veya anne ve babasının gösterdiği kişi de haklı bir engel yoksa vasi olarak atanır (TMK m. 415).

Şu kişiler vasi olamaz (TMK m. 418):

  • Kısıtlılar,
  • Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
  • Menfaati kısıtlanacak kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışanlar veya onunla arasında düşmanlık bulunanlar,
  • İlgili vesayet dairelerinin hâkimleri.

Altmış yaşını doldurmuş olanlar, ağır hastalığı veya engeli olanlar, dörtten çok çocuğun velisi olanlar ve üzerinde başka bir vasilik görevi bulunanlar vasiliği kabul etmeyebilir (TMK m. 417). Vasiliğe atanan kişi, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde kaçınma hakkını kullanabilir; ilgili olan herkes de aynı süre içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir (TMK m. 422).

Vasi Atandıktan Sonra: İzin Gereken İşler

Vasi, kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448); ancak önemli işlemler mahkeme iznine bağlıdır. Sulh hukuk mahkemesinin izni gereken başlıca işler şunlardır (TMK m. 462):

  • Taşınmaz alımı, satımı, rehnedilmesi veya üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
  • Olağan yönetim dışındaki taşınır ve hakların alımı, satımı ve devri,
  • Ödünç verme ve alma, kambiyo taahhüdü,
  • Üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası,
  • Dava açma, sulh olma ve tahkim,
  • Mirasın paylaştırılması ve miras payının devri,
  • Kısıtlının bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi ve yerleşim yerinin değiştirilmesi.

Mirasın kabulü veya reddi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve vasi ile kısıtlı arasında sözleşme yapılması gibi işlerde sulh hukuk mahkemesinin izninden sonra asliye hukuk mahkemesinin de izni gerekir (TMK m. 463). Kısıtlı adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak ise tamamen yasaktır (TMK m. 449).

Taşınmaz satışı kural olarak mahkemenin görevlendireceği kişi tarafından açık artırmayla yapılır; istisnai durumlarda pazarlıkla satışa izin verilebilir (TMK m. 444). Kısıtlının payı bulunan bir taşınmazda paydaşlar arasında anlaşma yoksa ortaklığın giderilmesi yoluna gidilmesi de gündeme gelebilir. Kısıtlı adına mirasın reddi için mirasın reddi sayfasına bakabilirsiniz.

Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve en az yılda bir kez hesabı mahkemeye sunmakla yükümlüdür (TMK m. 454). Vasi kural olarak iki yıl için atanır ve görev süresi ikişer yıl uzatılabilir (TMK m. 456).

Vasi Tayini Davası Ne Kadar Sürer?

Kanunda belirli bir süre yoktur. Sürenin büyük bölümünü sağlık kurulu raporunun alınması belirler. Belgeleri eksiksiz hazırlanmış, raporu hızlı alınan ve yakınlar arasında anlaşmazlık bulunmayan dosyalar birkaç ay içinde sonuçlanabilir. Rapor için sevk ve randevu sürelerinin uzaması, vasi adayına itiraz edilmesi veya kişinin hastaneye götürülememesi süreyi uzatır.

Acil bir işlem gerekiyorsa, örneğin kısıtlanması istenen kişinin parası kötüye kullanılıyorsa veya ivedi bir sağlık kararı gerekiyorsa, mahkemeden dava sürerken geçici önlem alınması ve geçici temsilci atanması istenebilir (TMK m. 420).

Mersin’de Vasi Tayini Sürecinde Destek

Vasi tayini davası için avukatla temsil zorunlu değildir; dilekçe doğrudan sulh hukuk mahkemesine verilebilir. Avukat desteği özellikle şu durumlarda sürecin uzamasını ve ret riskini azaltır: kişinin hastaneye götürülemediği, kardeşler arasında vasi adayı konusunda anlaşmazlık bulunduğu, kişinin taşınmazının satılması veya kiraya verilmesi gerektiği, kişinin başka bir ildeki kurumda kaldığı ya da kısıtlının mirasçı olduğu bir terekenin bulunduğu dosyalar.

Mersin’deki dosyalarda dava dilekçesinin hazırlanmasından sağlık kurulu sevkinin takibine, vasi atandıktan sonra taşınmaz satış izni, kira, miras ve dava izni taleplerine ve yıllık hesap raporlarına kadar süreci takip ediyorum. Vesayetin aile hukuku içindeki yeri için aile hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yaşlı anneme veya babama vasi tayini için ne yapmalıyım?

Annenizin veya babanızın yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine vasi tayini talepli dilekçe verilir. Mahkeme kişiyi resmî sağlık kurulu raporu için hastaneye sevk eder. Rapor kişinin işlerini göremediğini gösterirse kısıtlama kararı verilir ve genellikle eş veya çocuklardan biri vasi olarak atanır.

Vasi olmak için kardeşlerden izin almak gerekir mi?

Hayır, kardeşlerin muvafakati yasal bir şart değildir. Ancak mahkeme yakınların görüşünü dikkate alır; kardeşlerin vasi adayına itirazı varsa bunu dava sırasında veya atamadan sonraki on gün içinde ileri sürebilirler.

Vasi tayini için hangi doktora gidilir?

Kişinin kendi başına doktora gitmesiyle alınan rapor genellikle yeterli olmaz. Dava açıldıktan sonra mahkeme, resmî sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili bir hastaneye sevk eder; muayene genellikle psikiyatri ve nöroloji başta olmak üzere kurul tarafından yapılır.

Vasi kısıtlının evini satabilir mi?

Ancak mahkeme izniyle ve kısıtlının menfaati gerektiriyorsa satabilir. Satış kural olarak mahkemenin görevlendirdiği kişi tarafından açık artırmayla yapılır ve ihale mahkemenin onayıyla tamamlanır (TMK m. 444, 462).

Vasi tayini kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Vasinin atanmasının kanuna aykırı olduğu, ilgili herkes tarafından atamayı öğrendiği günden itibaren on gün içinde ileri sürülebilir. Vesayet makamının vasilikle ilgili kararlarına karşı da tebliğden itibaren on gün içinde asliye hukuk mahkemesine itiraz edilebilir (TMK m. 422, 461).

Vesayet kararı kaldırılabilir mi?

Evet. Kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkarsa mahkeme vesayetin kaldırılmasına karar verir; kısıtlı ve ilgililerden her biri bu talepte bulunabilir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle verilen kısıtlamanın kaldırılması için sebebin ortadan kalktığının yine resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi gerekir (TMK m. 472, 474).

Vasi Tayini İçin Değerlendirme Alın

Kısıtlama sebebinin hangi maddeye girdiği, vasi mi yoksa kayyım veya yasal danışman mı atanması gerektiği ve hangi mahkemenin yetkili olduğu, kişinin sağlık durumu ve yaşadığı yer birlikte incelenince netleşir. Dosyanızın değerlendirilmesi için iletişim sayfası üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Hizmetler sayfasına dön