Hizmetler

Ticaret Hukuku Avukatı

ticaret hukuku

Bir şirketin kuruluşundan ortaklar arasındaki anlaşmazlıklara, tedarikçiyle imzalanan sözleşmeden ödenmeyen faturaya kadar ticari hayatın her aşaması hukuki sonuç doğurur. Mersin’de ticaret hukuku avukatı olarak; şirketlere, tacirlere ve şirket ortaklarına şirket kuruluşu ve esas sözleşme hazırlığında, ortaklık uyuşmazlıklarında, genel kurul kararlarına karşı davalarda, ticari sözleşmelerde, alacak tahsilinde, haksız rekabet ve dış ticaret uyuşmazlıklarında hukuki destek veriyorum. Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk, hak düşürücü süreler ve tacirler arasındaki bildirimlerin şekli gibi usul kuralları sonucu doğrudan etkiler; bu nedenle sorunun ilk aşamada doğru kurulması önemlidir.

Ticaret Hukuku Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?

  • Anonim ve limited şirket kuruluşu, esas sözleşme ve pay sahipleri sözleşmesi hazırlığı
  • Ortaklar arasındaki yönetim, kâr payı, pay devri, ortaklıktan çıkma ve çıkarılma uyuşmazlıkları
  • Genel kurul kararlarının iptali ve butlanının tespiti davaları
  • Satış, tedarik, hizmet ve iş birliği sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi
  • Fatura, cari hesap, çek ve senetten doğan ticari alacakların tahsili
  • Haksız rekabet nedeniyle tespit, men, ref ve tazminat davaları
  • Sözleşme ve uygulamaların rekabet hukuku açısından değerlendirilmesi
  • Bayilik, distribütörlük, acentelik ve franchise ilişkileri
  • İhracat ve ithalat sözleşmeleri, uluslararası satım ve tahkim

Şirket Kuruluşu ve Esas Sözleşme

Anonim ve limited şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesi (anonim şirkette esas sözleşme) yazılı şekilde yapılır; kurucuların imzaları noterde onaylanır ya da ticaret sicili müdürlüğü yetkilisi huzurunda atılır. Şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Şirket sözleşmesi, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların çözüm haritasıdır: pay devrinin hangi koşullara bağlanacağı, yönetim ve temsil yetkisinin kimde olacağı, önemli kararlar için aranacak nisaplar, ortaklardan birinin ayrılması ya da vefatı hâlinde izlenecek yol bu metinde belirlenebilir.

Şirket sözleşmesine konulamayan ya da ticaret sicilinde herkese açık olması istenmeyen konular için ortaklar arasında ayrıca pay sahipleri sözleşmesi yapılabilir. Limited şirkette pay devrinin yazılı yapılması, imzaların noterce onaylanması ve kural olarak genel kurulun onayının gerektiğini kuruluşta bilmek, sonraki pek çok sorunu önler.

Şirket Ortaklık Uyuşmazlıkları

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar genellikle yönetimin tek bir ortakta toplanması, kâr dağıtılmaması, bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesi, şirket kaynaklarının ortaklardan birinin başka işine aktarılması ya da pay devrinin engellenmesi gibi nedenlerle ortaya çıkar. Bu durumlarda bilgi alma ve inceleme hakkının mahkeme yoluyla kullanılması, anonim şirketlerde özel denetim istemi, yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin davalar ve haklı sebeple fesih gibi yollar gündeme gelir.

Limited şirkette ortak, haklı sebeple şirketten çıkmak için dava açabilir. Şirket de şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerle genel kurul kararıyla ya da haklı sebeple mahkemeden ortağın çıkarılmasını isteyebilir. Ayrıntılar için şirket ortaklık uyuşmazlıkları sayfasına bakabilirsiniz.

Genel Kurul Kararlarının İptali

Kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilir. Bu dava, karar tarihinden itibaren üç ay içinde ve şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır; süre hak düşürücüdür. Toplantıya katılan pay sahibinin dava açabilmesi için kural olarak karara olumsuz oy vermesi ve muhalefetini tutanağa geçirtmesi gerekir.

Pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran ya da şirketin temel yapısını bozan kararlar ise batıldır ve butlanın tespiti üç aylık süreye bağlı değildir. Genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin bu kurallar limited şirketlerde de uygulanır.

Ticari Sözleşmeler

Satış, tedarik, hizmet, eser ve iş birliği sözleşmeleri ticari ilişkinin omurgasıdır. İyi kurulmuş bir sözleşmede tarafların temel borçlarının yanında ödeme ve teslim koşulları, ayıp bildirimi, gecikme hâlinde uygulanacak cezai şart, sorumluluğun sınırları, gizlilik, fesih sebepleri ve uyuşmazlık hâlinde yetkili mahkeme ya da tahkim açıkça düzenlenir. Tacirlerin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapabilmesi de önemli bir imkândır.

Ticaret hukukunda tacirden basiretli bir iş insanı gibi davranması beklenir. Bu nedenle tacir, sözleşmede kabul ettiği cezai şartın fahiş olduğunu ileri sürerek indirilmesini isteyemez. Tacirler arasında temerrüde düşürme, fesih ve sözleşmeden dönme bildirimlerinin noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta (KEP) ile yapılması gerekir; bu şekle uyulmaması bildirimin ispatını zorlaştırır. Ayrıntılar için ticari sözleşmeler sayfasına bakabilirsiniz.

Ticari Alacakların Tahsili ve Arabuluculuk

Ödenmeyen faturalar, cari hesap bakiyeleri, karşılıksız çıkan çekler ve vadesinde ödenmeyen senetler işletmenin nakit akışını doğrudan etkiler. Tahsil yolunu seçmeden önce alacağın dayandığı belgeler, ticari defter kayıtları, borçlunun malvarlığı ve zamanaşımı birlikte değerlendirilir. Çek ve bono gibi kambiyo senetlerinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu, diğer alacaklarda ilamsız icra takibi başlıca yollardır; borçlunun mal kaçırma ihtimali varsa ihtiyati haciz de değerlendirilebilir.

Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; arabulucuya gidilmeden açılan dava usulden reddedilir. İcra takibi başlatmak için arabuluculuk gerekmez, ancak borçlu takibe itiraz ederse itirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurulur. Arabulucu süreci kural olarak altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Ayrıntılar için alacak ve tahsilat sayfasına bakabilirsiniz.

Haksız Rekabet

Rakip işletmeyi kötüleme, ürün ya da ambalajda karışıklık yaratacak benzerlik (iltibas), yanıltıcı reklam, müşterileri veya çalışanları sözleşmeyi bozmaya yöneltme ve ticari sırların izinsiz kullanılması, Türk Ticaret Kanunu’nda haksız rekabet hâlleri arasında sayılır. Haksız rekabetten zarar gören ya da zarar görme tehlikesiyle karşılaşan işletme; fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve kusur varsa maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Delillerin kaybolmaması için tespit ve gerekirse ihtiyati tedbir talebi erken aşamada değerlendirilmelidir. Ayrıntılar için haksız rekabet sayfasına bakabilirsiniz.

Rekabet Hukuku

Haksız rekabetten farklı olarak rekabet hukuku, piyasadaki rekabetin bütününü korur ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde Rekabet Kurumu tarafından denetlenir. Rakipler arasında fiyat belirleme ya da pazar paylaşımı, bayilere yeniden satış fiyatı dayatılması ve hâkim durumdaki bir işletmenin bu gücünü kötüye kullanması yasaktır. Belirli eşikleri aşan birleşme ve devralmalar ise izne tabidir. Bayilik ve distribütörlük sözleşmelerindeki münhasırlık ve rekabet yasağı hükümleri bu açıdan ayrıca incelenmelidir. Ayrıntılar için rekabet hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Bayilik, Distribütörlük ve Franchise

Bayilik, distribütörlük ve franchise sözleşmeleri uzun süreli ve karşılıklı bağımlılık doğuran ilişkiler kurar. Bölge ve müşteri münhasırlığı, asgari alım taahhüdü, marka ve know-how kullanımı, stok ve iade koşulları, sözleşme sonrası rekabet yasağı ve fesih bildirim süreleri baştan net yazılmalıdır. Sözleşme sona erdiğinde bayi ya da distribütör, koşulları varsa kazandırdığı müşteri çevresinden üreticinin yararlanmaya devam etmesi karşılığında denkleştirme talebinde bulunabilir. Bu talep acentelik için kanunda düzenlenmiştir ve hakkaniyete aykırı olmadıkça tek satıcılık ve benzeri sürekli sözleşme ilişkilerinde de uygulanır. Ayrıntılar için bayilik, distribütörlük ve franchise sayfasına bakabilirsiniz.

Dış Ticaret ve Uluslararası Satım

İhracat ve ithalatta taraflar farklı ülkelerde bulunduğundan, sözleşmeye hangi hukukun uygulanacağı ve uyuşmazlığın nerede çözüleceği en baştan belirlenmelidir. Teslim şekli ve hasarın geçişi genellikle Incoterms kurallarıyla, ödeme ise çoğu zaman akreditif ya da vesaik mukabili yöntemlerle düzenlenir. Türkiye’nin taraf olduğu Viyana Satım Sözleşmesi (CISG), taraflar aksini kararlaştırmadıkça pek çok uluslararası mal satımına uygulanır. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de uygulanabilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir; yabancı hakem kararları ise New York Sözleşmesi çerçevesinde tenfiz edilebilir. Ayrıntılar için uluslararası ticaret hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Mersin’de Ticari Davalar

Mersin’de ticari davalara asliye ticaret mahkemeleri bakar. Ayrı asliye ticaret mahkemesi bulunmayan ilçelerde ise ticari davalar, asliye hukuk mahkemesi tarafından ticaret mahkemesi sıfatıyla görülür; Tarsus, Erdemli, Silifke, Mut ve Anamur gibi ilçelerdeki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme bu çerçevede belirlenir. Genel kural olarak dava, davalının yerleşim yerinde, şirketlerde şirket merkezinin bulunduğu yerde açılır; sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir ve tacirler yetkili mahkemeyi sözleşmeyle belirleyebilir.

Mersin Limanı ve Mersin Serbest Bölgesi, kenti ihracat, ithalat ve lojistik açısından önemli bir merkez hâline getirir. Bu nedenle taşıma ve gümrükleme süreçleri, konteyner ve navlun uyuşmazlıkları, yurt dışındaki alıcıdan tahsil edilemeyen bedeller, narenciye ve diğer tarım ürünlerinin alım satımında kalite ve teslim sorunları ile organize sanayi bölgelerindeki işletmelerin tedarik ve hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar bölgede sık karşılaşılan dosyalardır. Başka şehirde ya da yurt dışında bulunan şirketler ve ortaklar için süreç vekâletnameyle buradan yürütülebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ticari alacak için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır. İcra takibi başlatmak için arabuluculuk gerekmez; borçlu takibe itiraz ederse itirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurulur.

Genel kurul kararına karşı ne kadar sürede dava açılabilir?

İptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır. Toplantıya katılan pay sahibinin kural olarak karara olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa yazdırması gerekir. Batıl kararlar için butlanın tespiti bu süreye bağlı değildir.

Limited şirketteki ortaklığımdan nasıl ayrılabilirim?

İlk yol, payınızı yazılı ve imzaları noterce onaylanmış bir sözleşmeyle devretmektir; devir kural olarak genel kurulun onayına bağlıdır. Devir mümkün olmazsa haklı sebeple şirketten çıkma davası açılabilir.

Mersin’de ticari davalara hangi mahkeme bakar?

Ticari davalar Mersin’deki asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Ayrı asliye ticaret mahkemesi bulunmayan ilçelerde ise asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar. Hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve varsa yetki sözleşmesine göre belirlenir.

Sözleşmedeki cezai şartı indirtebilir miyim?

Cezai şartı kabul eden taraf tacirse, şartın fahiş olduğunu ileri sürerek indirilmesini isteyemez. Tacir olmayan borçlular bakımından ise hâkim fahiş cezai şartı indirebilir.

Yurt dışındaki alıcı ödeme yapmazsa dava nerede açılır?

Sözleşmede yetki ya da tahkim şartı varsa uyuşmazlık o hükme göre çözülür. Böyle bir hüküm yoksa yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk milletlerarası özel hukuk kurallarına göre belirlenir. Mersin’deki bir ihracatçının Türkiye’de alacağı kararın yabancı ülkede uygulanması o ülkenin tanıma ve tenfiz kurallarına bağlı olduğundan, alıcının malvarlığının nerede bulunduğu da yol seçiminde dikkate alınır.

Hizmetler sayfasına dön