Hizmetler

Ağır Ceza Avukatı

Ceza Hukuku

Ağır ceza mahkemesinde görülen bir dosya, yargılama sonunda uzun süreli hapis cezasıyla karşılaşma riskini beraberinde getirir; soruşturmanın ilk gününde verilen ifade de tutuklamaya itirazın içeriği de yıllar sürebilecek bir sürecin yönünü belirler. Mersin’de ağır ceza avukatı olarak; şüpheli ve sanıklara soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafi sıfatıyla, suçtan zarar görenlere ise mağdur ve müşteki vekili olarak hukuki destek veriyorum. Ağır ceza davaları, ceza avukatı sayfasında anlattığım ceza hukuku çalışmalarının en ağır yaptırım riski taşıyan kısmıdır.

Ağır Ceza Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?

  • Gözaltı ve ifade aşamasında şüpheliye müdafi olarak eşlik edilmesi
  • Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz, tahliye talepleri
  • İddianamenin incelenmesi ve duruşma sürecinin takibi
  • Savunmanın hazırlanması, delillerin ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi
  • Yerel mahkeme kararlarına karşı istinaf ve temyiz başvuruları
  • Suçtan zarar gören kişiler için şikâyet, katılma ve mağdur vekilliği
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz

Ağır Ceza Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?

Ağır ceza mahkemesi; kanunda ayrıca gösterilen hâller dışında, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara ilişkin dava ve işlere bakar. Bunun yanında kanun, üst sınırı on yılı geçmese de bazı suçları doğrudan ağır ceza mahkemesinin görevine bırakmıştır; yağma ve nitelikli dolandırıcılık bunların bilinen örnekleridir. Ağır ceza mahkemesi heyet hâlinde çalışır ve duruşmalar bir başkan ile iki üye hâkimin katılımıyla yapılır.

Uygulamada ağır ceza mahkemesinde en sık görülen dosyalar arasında kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs, ölümle sonuçlanan kasten yaralama, yağma, nitelikli cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı, uyuşturucu madde imal ve ticareti ile nitelikli dolandırıcılık yer alır. Aynı konudaki suçların bir kısmı asliye ceza mahkemesinde, bir kısmı ağır ceza mahkemesinde görülebilir. Örneğin uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurma ile ticaret amacı iddiası arasındaki ayrım, dosyanın hangi mahkemede görüleceğini de değiştirir; bu konuda uyuşturucu suçları sayfasına bakabilirsiniz. Basit dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık arasındaki fark için de dolandırıcılık suçları sayfası yol gösterir.

Zorunlu Müdafilik

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığın bir müdafii yoksa, talep aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir. Şüpheli veya sanık çocuksa ya da kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsizse de aynı kural uygulanır. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren her suçun alt sınırı beş yılın üzerinde olmadığı için, zorunlu müdafilik kuralı ile ağır ceza mahkemesinin görev alanı her zaman örtüşmez.

Zorunlu müdafilik dışında kalan hâllerde de şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir. Şüpheli veya sanık dilerse kendi seçtiği avukatla da çalışabilir; müdafi her aşamada dosyaya katılabilir.

Gözaltı, Tutukluluk ve Tutukluluğa İtiraz

Şüpheli, ifade sırasında yüklenen suçu öğrenme, müdafi ile görüşme ve susma haklarına sahiptir. Müdafi ile görüşme hakkı gözaltında da tutuklulukta da güvence altındadır; kanun kural olarak bu görüşmelerin başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılmasını ve müdafi ile yapılan yazışmaların denetlenmemesini öngörür.

Tutuklama kararı için suçun işlendiğine dair kuvvetli şüpheyi gösteren somut delillerin bulunması ve kaçma ya da delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin varlığı gerekir. Kanun ayrıca tutuklamanın işin önemi ve beklenen yaptırımla ölçülü olmasını ister; adli kontrol tedbirleri yeterli olacaksa tutuklamaya gidilmemelidir. Soruşturma evresinde tutuklama kararını sulh ceza hâkimliği verir.

Tutuklama kararına, kararı öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Tutuklu kişi ayrıca her zaman salıverilmesini isteyebilir. Soruşturma evresinde tutukluluğun devamı en geç otuzar günlük sürelerle incelenir; kovuşturma evresinde ise mahkeme her oturumda ve oturumlar arasında da bu süreyi aşmadan tutukluluk durumunu değerlendirir. Etkili bir itiraz; dosyadaki delillerin, tutuklama nedenlerinin ve kişinin somut durumunun gerekçeli biçimde ortaya konmasına dayanır.

İddianame ve Duruşma Süreci

Soruşturmanın sonunda Cumhuriyet savcısı, kamu davası açılması için yeterli şüphe görürse iddianame düzenler; görmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. İddianame mahkemeye verildikten sonra mahkeme on beş gün içinde iddianameyi inceler; eksik ya da hatalı bulursa savcılığa iade eder. İddianamenin kabulüyle kovuşturma evresi başlar ve şüpheli artık sanık sıfatını alır.

Duruşmada sanığın kimliği tespit edilir, iddianame okunur, sanığın sorgusu yapılır ve deliller tek tek tartışılır. Tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi ve tarafların taleplerinin karara bağlanması genellikle birden fazla oturuma yayılır. Delillerin tartışılması bittikten sonra savcı esas hakkındaki mütalaasını bildirir, sanık ve müdafi esasa ilişkin savunmasını yapar ve son söz sanığa verilir.

Savunmanın Hazırlanması

Ağır ceza dosyasında savunma, suçlamayı genel olarak reddetmekten ibaret değildir. Önce soruşturma dosyasının tamamı incelenir: ifade tutanakları, arama ve el koyma tutanakları, iletişim tespitleri, kamera kayıtları ve bilirkişi raporları birbirleriyle karşılaştırılır. Müdafi soruşturma evresinde dosyayı inceleyebilir; soruşturmanın amacını tehlikeye düşürecekse dosya incelemesine kısıtlama getirilebilir, ancak şüphelinin ifadesi, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunma hakkı olan işlemlere ait tutanaklar bu kısıtlamanın kapsamı dışındadır.

Savunma hazırlanırken olayın hukuki nitelendirmesi de ayrıca ele alınır. Kasten öldürmeye teşebbüs iddiasının kasten yaralama, ticaret iddiasının kullanmak için bulundurma, nitelikli hâlin basit hâl olarak değerlendirilmesi gibi nitelendirme farkları, hem görevli mahkemeyi hem de uygulanacak yaptırımı doğrudan etkiler. Meşru savunma, haksız tahrik veya kastın bulunup bulunmadığı gibi konular da bu aşamada delillerle birlikte değerlendirilir.

Delil ve Bilirkişi İncelemesi

Ceza yargılamasında suç, hukuka uygun biçimde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir; hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu nedenle bir delilin dosyada bulunması kadar nasıl elde edildiği de önemlidir. Usulüne uygun karar veya emir olmadan yapılan arama, usulüne uygun tutulmamış el koyma tutanağı veya müdafi hakkı hatırlatılmadan alınan ifade, delilin değerlendirilmesinde tartışma konusu yapılır.

Ağır ceza dosyalarında adli tıp raporları, balistik ve DNA incelemeleri, uyuşturucu madde analizleri, dijital materyal incelemeleri ve mali bilirkişi raporları sıklıkla belirleyici olur. Raporlara karşı itiraz ve ek rapor talebinde bulunulabilir; ayrıca taraflar, yargılama konusu olayla ilgili olarak alanında uzman bir kişiden bilimsel mütalaa alarak dosyaya sunabilir. Bilirkişi raporundaki yöntem hataları ve eksik incelemeler, ancak ayrıntılı bir okumayla ortaya çıkar.

İstinaf ve Temyiz

Ağır ceza mahkemesinin hükmüne karşı istinaf yoluna, hükmün açıklanmasından, hüküm yokluğunda açıklanmışsa tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvurulabilir. İstinaf incelemesi bölge adliye mahkemesi ceza dairesinde yapılır; daire dosyayı hem maddi olay hem de hukuki değerlendirme yönünden inceler ve gerekirse duruşma açar. Bölge adliye mahkemesinin kararlarına karşı ise kanunda belirtilen hâllerde, yine iki haftalık süre içinde Yargıtay’a temyiz yoluna gidilebilir. Kanun yolu dilekçesinde itiraz edilen her noktanın gerekçesiyle gösterilmesi, üst mahkemenin incelemesini doğrudan şekillendirir.

Mağdur ve Müşteki Vekilliği

Ağır ceza davaları yalnızca sanık açısından değil, suçtan zarar gören açısından da hak kaybına açık süreçlerdir. Mağdur, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Kamu davasına katılma talebi ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir; katılan sıfatı, delil sunma ve kararlara karşı kanun yollarına başvurma imkânı sağlar.

Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Mağdur vekili olarak delillerin zamanında toplanmasını, tanıkların dinlenmesini ve uğranılan zararın dosyaya yansıtılmasını takip ediyorum.

Mersin’de Ağır Ceza Davaları

Mersin merkezde işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür, açılan davalar da Mersin’deki ağır ceza mahkemelerinde görülür. Tarsus, Erdemli, Silifke, Mut, Anamur ve diğer ilçelerde işlenen suçlarda ise soruşturmayı yürüten savcılık ve davaya bakacak ağır ceza mahkemesi, dosyanın görüldüğü yere ve o yerin bağlı olduğu yargı çevresine göre belirlenir. Tutuklama ve adli kontrol kararları soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliklerince verilir.

Tutuklu müvekkillerle görüşmeler, bulundukları ceza infaz kurumunun görüş düzenine uygun olarak yapılır; müdafi görüşmesi kanunen güvence altındadır. Ailesi başka bir şehirde ya da yurt dışında yaşayan şüpheli ve sanıklar için dosya, düzenlenecek vekâletname ile buradan takip edilebilir. Ceza hukukunun diğer alanları için Mersin ceza avukatı sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ağır ceza mahkemesi hangi suçlara bakar?

Kanunda ayrıca gösterilen hâller dışında ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakar. Yağma ve nitelikli dolandırıcılık gibi bazı suçlar ise kanunla doğrudan ağır ceza mahkemesinin görevine bırakılmıştır.

Ağır ceza davasında avukat tutmak zorunlu mu?

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın müdafii yoksa, istemi aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir. Bu kural ağır ceza mahkemesinde görülen her suç için geçerli değildir; ancak kişi her durumda kendi seçtiği bir avukatla çalışabilir.

Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?

Tutuklama kararına, kararı öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. İtirazda kuvvetli suç şüphesinin, kaçma veya delil karartma şüphesinin ve tutuklamanın ölçülülüğünün somut olarak tartışılması gerekir. Tutuklu kişi bunun dışında her zaman tahliye talebinde bulunabilir.

Ağır ceza mahkemesi kararına karşı ne kadar sürede istinafa başvurulur?

İstinaf süresi, hükmün açıklanmasından, hüküm yokluğunda açıklanmışsa tebliğinden itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz için de kanunda belirtilen hâllerde iki haftalık süre uygulanır.

Mersin’deki bir ağır ceza davasında mağdur olarak ne yapabilirim?

Şikâyetinizi Cumhuriyet başsavcılığına bildirebilir, dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılma talebinde bulunabilirsiniz. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda baro tarafından size avukat görevlendirilmesini de isteyebilirsiniz.

Mersin dışında yaşıyorum, yakınımın dosyası Mersin’de; süreç nasıl takip edilir?

Dosya, vekâletname ile buradan takip edilebilir; başka şehirde yaşayan aile bireylerinin her duruşmaya gelmesi gerekmez. Duruşmalar, itirazlar ve dosyadaki gelişmeler hakkında bilgi yazılı ya da telefonla paylaşılır.

Hizmetler sayfasına dön