Hizmetler

Ceza Avukatı

ceza hukuku

Bir ceza soruşturması çoğu zaman beklenmedik bir anda; bir ifade çağrısı, bir gözaltı ya da bir tebligatla başlar ve ilk saatlerde atılan adımlar dosyanın sonraki seyrini belirleyebilir. Mersin’de ceza avukatı olarak; hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen şüpheli ve sanıklara müdafi olarak, suçtan zarar gören müşteki ve mağdurlara ise vekil olarak hukuki destek veriyorum. İfade ve sorgu, gözaltı ve tutuklama, şikâyet, uzlaşma, delillerin toplanması ve kanun yolları gibi aşamaların her birinde kanunun tanıdığı haklar ve süreler vardır; bu hakların zamanında kullanılması, sonradan telafisi güç kayıpların önüne geçer.

Ceza Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?

  • Kollukta ve savcılıkta ifade, hâkim ve mahkeme huzurunda sorgu sırasında müdafilik
  • Gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı başvurular
  • Asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde sanık müdafiliği
  • Suçtan zarar görenler adına şikâyet dilekçesinin hazırlanması ve soruşturmanın takibi
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara itiraz
  • Kamu davasına katılma ve müşteki vekilliği
  • Uzlaşma görüşmelerinde tarafın temsili
  • İtiraz, istinaf ve temyiz başvuruları

Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri

Ceza muhakemesi iki ana evreden oluşur. Soruşturma evresi, yetkili makamların suç şüphesini öğrenmesiyle başlar ve iddianamenin mahkemece kabulüne kadar sürer; bu evrede hakkında işlem yapılan kişi “şüpheli” olarak anılır. Toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenir; oluşturmuyorsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Kovuşturma evresi iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder; bu evrede kişi “sanık” sıfatını alır. Duruşmalarda sanığın sorgusu yapılır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır ve hükümden önce son söz sanığa verilir. Soruşturmada verilen ifadeler ve toplanan deliller kovuşturmada da önemini korur; bu nedenle savunmanın hazırlığı ilk ifadeden itibaren başlar.

İfade, Sorgu ve Susma Hakkı

Şüphelinin kolluk görevlisi veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesine ifade alma, hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesine sorgu denir. İfade veya sorgudan önce kişiye yüklenen suç anlatılır; müdafi seçme hakkı olduğu ve yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu bildirilir.

İfade özgür iradeye dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi yasak yöntemlerle alınan ifadeler, rıza olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Müdafi bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade de hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Şüphelinin Müdafiden Yararlanma Hakkı

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; soruşturma evresinde ifade alma sırasında hazır bulunacak avukat sayısı üç ile sınırlıdır. Avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

Müdafii olmayan şüpheli isterse baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Şüpheli veya sanık çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse ya da sağır veya dilsizse istemi aranmaksızın müdafi atanır; alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda da aynı kural uygulanır. Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir; bu yetki hâkim kararıyla kısıtlansa bile şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar ve bilirkişi raporları kısıtlama kapsamına girmez.

Gözaltı ve Tutuklama

Yakalanan kişi, Cumhuriyet savcısının emriyle gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere gözaltı süresinin üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Yakalanan kişi, eşi veya yakınları; yakalama işlemine, gözaltına alma ya da gözaltı süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimine başvurarak serbest bırakılmayı isteyebilir. Yakalanan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin bir yakınına ya da belirleyeceği kişiye durum gecikmeksizin haber verilir.

Gözaltı süresi sonunda kişi serbest bırakılır ya da tutuklama veya adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilir. Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular ile kaçma, saklanma veya delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması gerekir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez. Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı, belirlenen yere düzenli olarak başvurma ya da konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.

Delillerin Toplanması ve Hukuka Uygunluğu

Cumhuriyet savcısı yalnızca şüphelinin aleyhine olan delilleri değil, lehine olan delilleri de toplamakla yükümlüdür. Tanık anlatımları, kamera görüntüleri, telefon ve mesajlaşma kayıtları, bilirkişi ve adli tıp raporları ceza dosyalarında sık başvurulan delillerdir. Kanuna aykırı olarak elde edilen deliller hükme esas alınamaz; bu nedenle arama ve el koyma gibi işlemlerin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenir.

Şüpheli ve müdafi lehe delillerin toplanmasını, müşteki de iddiasını destekleyen delillerin toplanmasını savcılıktan talep edebilir. Kamera kayıtları gibi belirli bir süre sonra silinen kayıtlar bakımından talebin erken yapılması önemlidir.

Müşteki ve Mağdur Vekilliği

Ceza muhakemesinde yalnızca suçlanan kişinin değil, suçtan zarar görenin de hakları vardır. Mağdur, şikâyet dilekçesiyle soruşturmanın başlatılmasını sağlayabilir, delillerin toplanmasını isteyebilir ve iddianame kabul edildikten sonra kamu davasına katılarak duruşmalarda taraf olabilir. Katılma talebi, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir. Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.

Bazı suçların soruşturulması şikâyete bağlıdır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli dışında hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal ve mala zarar vermenin basit hâli bu suçlara örnektir. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu kural Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesinde düzenlenmiştir; bir suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ise o suça ilişkin maddelerde belirtilir. Maddelerin güncel haline Türk Ceza Kanunu’nun tam metni sayfasından ulaşabilirsiniz. Şikâyetten hükmün kesinleşmesine kadar vazgeçilebilir; ancak vazgeçme, kabul etmeyen sanığı etkilemez.

Uzlaşma

Uzlaşma, şüpheli veya sanık ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya varması hâlinde ceza sürecinin sona erebildiği bir yoldur. Soruşturulması şikâyete bağlı suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlarda uygulanır; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemez. Uzlaşma soruşturma evresinde Cumhuriyet başsavcılığı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından yürütülür. Taraflar uzlaşır ve kararlaştırılan edim yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturmada ise düşme kararı verilir.

Kanun Yolları: İtiraz, İstinaf ve Temyiz

İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf başvurusunu bölge adliye mahkemesinin ceza daireleri inceler. Bölge adliye mahkemesi kararlarından kanunda belirtilenlere karşı ise Yargıtay’a temyiz yolu açıktır. Kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar istinafa, bazı istinaf kararları da temyize götürülemez. Tutuklama ve adli kontrol kararları ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gibi kararlara karşı ise itiraz yoluna başvurulur.

Kanun yolu süreleri kısadır ve kararın açıklanması ya da tebliğiyle işlemeye başlar; süre geçirildiğinde karar kesinleşir.

Suç Türlerine Göre Ceza Dosyaları

Ağır ceza davaları, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar ile kanunun ayrıca ağır ceza mahkemesini görevli kıldığı suçlara ilişkin yargılamalardır. Dolandırıcılık suçları dosyalarında hileli davranışın varlığı ile salt hukuki bir uyuşmazlık arasındaki ayrım belirleyicidir. Uyuşturucu suçları soruşturmalarında arama ve el koyma işlemlerinin usule uygunluğu, ele geçirilen maddeye ilişkin teknik raporlar ve kullanma ile ticaret arasındaki ayrım öne çıkar.

Hakaret ve tehdit suçları bugün çoğunlukla mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya üzerinden işlenir; ekran görüntüleri ve hesap bilgileri delil değeri bakımından ayrıca değerlendirilir. Özel hayatın gizliliği kapsamındaki dosyalarda izinsiz görüntü veya ses kaydı alınması ve bunların yayılması söz konusudur. Mala zarar verme suçunda ise zararın tespiti ve şikâyet süresi önem taşır; suçun nitelikli hâlleri şikâyete bağlı değildir.

Mersin’de Ceza Davaları

Mersin merkez ilçelerinde işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; gözaltı sonrasındaki tutuklama ve adli kontrol talepleri sulh ceza hâkimliklerince karara bağlanır. İddianame düzenlendiğinde dava, suçun niteliğine göre Mersin’deki asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Tarsus, Erdemli, Silifke, Mut ve Anamur gibi ilçelerde ise kural olarak suçun işlendiği yerin adliyesi yetkilidir; ilçede ağır ceza mahkemesi bulunmuyorsa ağır ceza davası, o ilçenin bağlı olduğu ağır ceza mahkemesinde görülür.

Gözaltı süreleri saatlerle ölçüldüğü için gözaltındaki kişiye ifadeden önce ulaşılabilmesi ve onunla görüşülebilmesi, savunmanın hazırlığı açısından önem taşır. Başka şehirde yaşayan müştekiler, Mersin’de yürütülen bir soruşturmayı vekâletname vererek bulundukları yerden takip ettirebilir. Ceza dosyanızla ilgili değerlendirme almak için iletişim sayfası üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Gözaltına alınan yakınım için ne yapmalıyım?

Önce yakınınızın hangi kolluk biriminde tutulduğunu ve hangi suçlamayla gözaltına alındığını öğrenmeye çalışın. Gözaltındaki kişinin müdafi seçme ve ifadesini avukatı yanındayken verme hakkı vardır; avukatın kendisiyle görüşmesi engellenemez. Seçtiği bir avukat yoksa talebi üzerine baro tarafından avukat görevlendirilir. Gözaltına alınmaya veya gözaltı süresinin uzatılmasına karşı yakınları da sulh ceza hâkimine başvurabilir.

İfadeye çağrıldım, avukatla gitmem gerekir mi?

Kanun ifade sırasında avukat bulundurmayı her durumda zorunlu tutmaz; ancak alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar gibi bazı hâllerde müdafi atanması zorunludur. Avukatla gitmeniz, size yöneltilen suçlamayı ifadeden önce öğrenmenizi ve açıklama yapıp yapmama hakkınızı bilinçli kullanmanızı sağlar.

Şikâyet için ne kadar sürem var?

Şikâyete bağlı suçlarda, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmanız gerekir; bu süre geçerse soruşturma yapılamaz. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda ise savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatır ve altı aylık süre aranmaz.

Uzlaşma teklifini kabul etmek zorunda mıyım?

Hayır. Uzlaşma tarafların özgür iradesine dayanır ve teklifi kabul etmeyebilirsiniz. Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma veya dava kaldığı yerden devam eder. Uzlaşma görüşmeleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.

Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilir. Ayrıca tutuklu kişi, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında serbest bırakılmasını isteyebilir. Soruşturma evresinde tutukluluk durumu en geç otuzar günlük aralıklarla hâkim tarafından incelenir.

Mersin dışında yaşıyorum; Mersin’deki ceza dosyamı takip ettirebilir miyim?

Evet. Müşteki olarak vekâletname vererek dosyanın takibini avukatınıza bırakabilirsiniz. Şüpheli veya sanık sıfatıyla ifadenizin ya da sorgunuzun nerede ve nasıl alınacağı ise dosyanın durumuna göre değişir; hangi işlemlerin bizzat katılım gerektirdiği somut dosya üzerinden değerlendirilir.

Hizmetler sayfasına dön