Hizmetler

Çevre Hukuku Avukatı

cevre hukuku

Mersin; limanı, organize sanayi bölgeleri, enerji yatırımları, geniş tarım alanları ve uzun kıyı şeridiyle çevre uyuşmazlıklarının sık yaşandığı şehirlerden biridir. Mersin’de çevre hukuku avukatı olarak; çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) kararlarına karşı açılan davalarda, çevre kirliliğinden doğan tazminat taleplerinde, işletmelere verilen idari para cezaları ve faaliyet durdurma kararlarında, ayrıca komşuluk hukukundan kaynaklanan gürültü, koku ve kirlilik uyuşmazlıklarında hukuki destek veriyorum. Çevre uyuşmazlıklarında dava açma süreleri kısadır ve teknik konular belirleyicidir; bu nedenle sürecin başında doğru adım atılması sonucu doğrudan etkiler.

Çevre Hukuku Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?

  • “ÇED olumlu” ve “ÇED gerekli değildir” kararlarına karşı iptal davaları
  • Maden, taş ocağı, santral, fabrika ve benzeri tesislerin çevreye etkisinden doğan uyuşmazlıklar
  • Hava, su ve toprak kirliliği nedeniyle uğranılan zararların tazmini
  • Gürültü, koku, toz ve titreşim gibi komşuluk hukukundan doğan davalar
  • Çevre mevzuatı kapsamında verilen idari para cezaları ve faaliyet durdurma kararları
  • İşletmelerin çevre izin ve lisans süreçleri ile çevre mevzuatına uyumu
  • Kıyı alanlarında yapılaşma ve kıyı kullanımına ilişkin uyuşmazlıklar
  • Tarım arazileri, zeytinlikler ve orman alanlarının korunmasına yönelik başvurular

ÇED Kararlarına Karşı Dava

Çevresel etki değerlendirmesi, çevreyi etkileme ihtimali olan projelerin hayata geçmeden önce incelendiği süreçtir. Proje için verilen “ÇED olumlu” ya da “ÇED gerekli değildir” kararı, projeden etkilenen kişiler ve yöre halkı tarafından idare mahkemesinde iptal davasıyla dava edilebilir. ÇED kararlarında dava açma süresi kural olarak kararın ilan edilmesiyle işlemeye başlar. İlanlar çoğu zaman valilik ve bakanlık internet sitelerinde ya da proje alanında yapıldığından, bölgenizdeki projelerin ilanları takip edilmezse süre fark edilmeden geçebilir.

İptal davalarında mahkeme genellikle bilirkişi incelemesi yaptırır. Projenin su kaynaklarına, tarım alanlarına, yerleşim yerlerine ve ekosisteme etkisi; kümülatif etkiler ve alternatiflerin değerlendirilip değerlendirilmediği bu incelemede belirleyicidir. Dava sürecinde projenin uygulanması telafisi güç zararlara yol açacaksa yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Çevre Kirliliğinden Doğan Tazminat

Çevre Kanunu’na göre çevreyi kirleten veya bozan kişi, bundan doğan zararlardan kusuru olmasa da sorumludur. Bu kusursuz sorumluluk ilkesi sayesinde zarar gören kişinin, kirletenin ihmalini ayrıca ispat etmesi gerekmez; zararın ve bu zararın kirlilikten kaynaklandığının ortaya konması önem taşır.

Tazminat talebi, tarım ürünlerinin zarar görmesi, hayvan kayıpları, taşınmazın değer kaybı, sağlık giderleri ve manevi zarar gibi kalemleri kapsayabilir. Bu davalarda en kritik aşama delillerin zamanında toplanmasıdır. Kirliliğin tespiti için mahkemeden delil tespiti istenebilir, numune alınabilir ve fotoğraf, video, analiz raporları gibi belgeler saklanmalıdır. Kirlilik geçici olabileceğinden tespit gecikirse delil kaybolabilir.

Gürültü, Koku ve Komşuluk Hukuku

Türk Medeni Kanunu, taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarını kullanırken komşularını olağan dışı biçimde rahatsız etmemesini öngörür. Bir işletmenin, atölyenin, eğlence yerinin veya inşaatın yarattığı aşırı gürültü, koku, duman ve toz; zararın giderilmesi, önlenmesi ve tazminat talepleri için dava konusu olabilir. Hangi rahatsızlığın “olağan” sınırı aştığı; yerin niteliği, bölgenin kullanım amacı ve yerel âdetlere göre değerlendirilir.

Bu uyuşmazlıklarda belediyeye ve il çevre müdürlüğüne yapılan şikâyetler de önemlidir. İdarenin ölçüm yaptırması ve yaptırım uygulaması, açılacak davada güçlü bir delil olur.

İdari Para Cezaları ve Faaliyet Durdurma Kararları

Çevre mevzuatına aykırılık nedeniyle işletmelere yüksek tutarlı idari para cezaları verilebilir; bazı durumlarda faaliyetin kısmen veya tamamen durdurulmasına karar verilir. Bu kararlara karşı başvurulacak yargı yolu ve süre, cezanın dayandığı kanuna göre belirlenir. Süreler kısa olduğundan ceza veya durdurma kararı tebliğ edildiği anda değerlendirme yapılmalıdır. Denetim tutanağının içeriği, ölçüm yönteminin mevzuata uygunluğu ve savunma hakkının tanınıp tanınmadığı itirazın temel noktalarıdır. İdari işlemlere karşı genel dava süreçleri için idare hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

İşletmeler İçin Çevre Mevzuatına Uyum

Faaliyetleri çevreyi etkileyen işletmelerin çevre izin ve lisans yükümlülükleri, atık yönetimi, emisyon ölçümleri ve raporlama gibi düzenli takip gerektiren yükümlülükleri vardır. Uyum eksikliği çoğu zaman bir denetim ya da şikâyetle ortaya çıkar ve ceza, faaliyet durdurma veya tazminat sorumluluğuna dönüşür. Yatırım öncesinde ÇED sürecinin doğru yönetilmesi, mevcut tesislerde ise izinlerin ve kayıtların düzenli kontrol edilmesi bu riskleri azaltır. Enerji yatırımlarına ilişkin konular için enerji sektör sayfasına bakabilirsiniz.

Kıyı Alanları ve Tarım Arazileri

Kıyılar, Kıyı Kanunu uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve herkesin eşitlikle yararlanmasına açıktır; kıyı şeridinde yapılaşma sıkı kurallara bağlıdır. Mersin’in uzun sahil şeridinde kıyıya yapılan yapılar, dolgu alanları ve kıyı kullanımına ilişkin kararlar sıkça uyuşmazlık konusu olur. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, zeytinlik ve orman alanlarına yakın faaliyetler de özel koruma kurallarına tabidir. Tarım üreticilerini ilgilendiren konular için tarım ve gıda sektör sayfasına bakabilirsiniz.

Mersin’de Çevre Davaları

ÇED kararları ve çevre mevzuatı kapsamındaki idari işlemlere karşı açılan iptal davaları Mersin idare mahkemelerinde görülür. Kirlilikten doğan tazminat ve komşuluk hukukuna dayanan davalar ise genellikle Mersin’deki asliye hukuk mahkemelerinde açılır. Mersin’de sanayi tesisleri, liman faaliyetleri, enerji projeleri ve kıyı yapılaşması; Tarsus, Erdemli, Silifke ve Anamur gibi ilçelerde ise tarım alanlarını etkileyen projeler çevre uyuşmazlıklarının başında gelir. Taşınmaz haklarına ilişkin konular için gayrimenkul hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Evimin yakınına yapılacak bir tesise nasıl itiraz edebilirim?

Tesis için verilmiş ÇED kararı varsa, bu karara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava açma süresi kararın ilanıyla başladığı için ilanın tarihi hemen tespit edilmelidir. Süreç henüz halkın katılımı toplantısı aşamasındaysa, toplantıya katılarak görüş bildirmek de mümkündür.

ÇED kararına karşı dava açmak için proje alanında oturmak şart mı?

Projenin etki alanında yaşayan, taşınmazı veya tarım arazisi bulunan kişilerin dava açma ilgisi genellikle kabul edilir. Çevre konularında yargı kararları, dava açma ilgisini geniş yorumlama eğilimindedir. Her dosyada kişinin projeyle ilişkisi ayrıca değerlendirilir.

Çevre kirliliği nedeniyle tazminat alabilir miyim?

Evet. Çevre Kanunu’na göre kirleten, kusuru olmasa da doğan zarardan sorumludur. Zararın ve kirlilikle bağlantısının delillerle ortaya konması gerekir; bunun için delil tespiti ve bilirkişi incelemesi önemlidir.

Komşumun işyerinden kaynaklanan gürültü için ne yapabilirim?

Önce belediyeye ve il çevre müdürlüğüne şikâyette bulunarak ölçüm yapılmasını isteyebilirsiniz. Rahatsızlık olağan sınırları aşıyorsa, komşuluk hukukuna dayanarak rahatsızlığın giderilmesi ve tazminat için dava açılabilir.

İşletmeme çevre cezası verildi, ne yapmalıyım?

Ceza kararının tebliğ tarihini not edip karar, denetim tutanağı ve ölçüm raporlarını birlikte değerlendirmek gerekir. Başvuru yolu ve süresi cezanın dayandığı kanuna göre değiştiğinden, süre geçmeden itiraz veya dava yoluna gidilmelidir.

Çevre Uyuşmazlığınız İçin Değerlendirme Alın

Bölgenizdeki bir projeye itiraz etmek, kirlilikten doğan zararınızı talep etmek ya da işletmenize verilen bir cezayı değerlendirmek için iletişim sayfası üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Hizmetler sayfasına dön